28 Eylül 2010 Salı
uzun zaman olur bazen....
Çok uzun zaman olmuş...Her seferinde bunu yazıyorum değil mi?..
Belki de sadece yazmayalı uzun zaman olmamıştır...
Uçlardayım gibi geliyor bazen...Tam uçta duruyorum, topuklarım değiyor sadece toprağa, dengesizim...Sallanıyorum, sonra toparlanıyorum arada, hiç düşmem herhalde diyerek durmaya devam ediyorum...Sonra tekrar sallanıyorum bir önee, bir arkaya...Sonra tekrar, tekrar...
Uçta mıyım? Yoksa uç sandığım dip mi? Neresi başı neresi sonu çıkartamıyorum işte...
Geceler dinlendirmiyor, gündüzler büyütmüyor, yaşlanıyorum gitgide...Sadece kendime değil, herkese farkettire farkettire...Günahlarımla, bencilliklerimle, ikiyüzlülüğümle çizgiler çiziyorum yüzüme eciş bücüş...Bari sanatsal bir yanı olsaydı çizdiklerimin diyorum...Sonra gülümsüyorum çizgilerim batıyor yüzüme, bedenime...
Şimdi gidiyorum...Belki de tekrar 'uzun zaman olmuş' diyene kadar...
Gönderen peri.susamurum zaman: Salı, Eylül 28, 2010 1 yorum
31 Ağustos 2010 Salı
ey yalnız kişi!
Ey kardesim, yalnizliga mi çekilmek istersin?
kendi yolunu kendin mi aramak istersin? biraz dur ve dinle beni..
kendine kötünü ya da iyini verebilir misin ve asabilir misin istemini basinin üstüne bir yasa gibi?
olabilir misin kendi kendinin yargici ve intikamcisi kendi yasanin?
bugün bile birçok seyde istirap çekiyorsun ey sen tek kisi: bugün hala cesaretin ve umutlarin tam.
fakat bir gün yoracak seni yalnizlik, bir gün bükülecek gururun ve yerinden oynayacak cesaretin. haykiracaksin bir gün “ben yalnizim” diye.
bir gün göremeyeceksin artik yükseldigini ve çok yakininda olacaksin alçaldiginin; kendi yücen bile korkutacak seni bir hayalet gibi. bagracaksin bir gün “her sey yanlis!” diye.
duygular vardir yalnizlari öldürmek isteyen; basaramazlarsa öldürmeyi, o zaman kendileri ölmek zorunda kalirlar. fakat yeter mi gücün senin katil olmaya?
koru kendini iyilerden ve adillerden! onlar hoslanirlar kendi erdemini yaratanlari çarmiha germekten –nefret ederler yalnizlardan…
koru kendini sevginin nöbetlerinden! çok çabuk uzatir elini yalniz kisi, karsilastigi her insana…
fakat karsilasabilecegin en büyük düsman kendin olacaksin yalnizca; bizzat kendin bekleyeceksin magaralarda ve ormanlarda pusuda.
ey yalniz kisi! kendine giden yolu yürürsün! kendinden ve yedi seytanin önünden geçer yolun!
ey yalniz kisi, yaraticinin yolunda yürürsün: bir tanri yaratmak istersin kendine yedi seytandan.
ey yalniz kisi, sevenin yolunda yürürsün: kendini seversin sen, bu nedenle küçümsersin kendini, sevenlerin küçümsedigi gibi.
yaratmak ister seven kisi, çünkü küçümser! sevdigi seyi küçümsemek zorunda kalmamis bir kisi, ne anlar ki sevgiden!
sevginle gidesin yalnizligina ve yaratmanla kardesim; çok sonra topallar adalet, senin ardindan.
gözyaslarinla gidesin yalnizligina kardesim. ben kendisinden ötesini yaratmak isteyeni ve öyle yok olani severim…
Gönderen peri.susamurum zaman: Salı, Ağustos 31, 2010 1 yorum
10 Ağustos 2010 Salı
yine kaçağımm :)
Eveeet işte bir kaçak kayıt daha :) Yine işteyim, sanki hep işteyim ben...
İnsan üstü mesai saatlerinde çalıştığım için gerçekten de hep işteyim :)
Neler oldu bakalım..Hiçbir şey olmadı aslında hep aynı...Aynı laf anlamaz insanlarla uğraşıyorum..Birileri birşeyi yapamayınca 'Tamam bununla bundan sonra Özlem ilgilensin' kararlarıyla, alakalı alakasız her konuda sorumluluk alıyorum..Eee sorumlu müdürüm normaldir diyorum...Öyledir herhalde :)
Onun dışında sigarayı bırakıyorum umarım bırakıyorumdur...Zor oluyor ama istiyorum...
Başka da birşey yok...Hala internetim yok, alt komşumun izinden dönmesini bekliyorum...
Tekrar görüşmek üzere...Mesaiye devaaam!!
Gönderen peri.susamurum zaman: Salı, Ağustos 10, 2010 5 yorum
30 Temmuz 2010 Cuma
kaçak kayıt....
Eveeet şimdi hızlı hızlı yazacağım çünkü hala işteyim :)
Başlıyorum demiştim sonra da birşey dememişim farkındayım..
Neler oldu ozamandan beri??
İşe başladığımdan beri her yere burnumu sokuyorum, herşeyi öğrenmeye çalışıyorum...Uslanmaz çocuklar gibiyim gerçekten :)
Ama tekstil boyaması ile ilgili oldukça şey öğrendim diyebilirim...
Bakalım daha da öğreneceğim..Tabi bu zamana kadar kollarımın heryerini yaktım, bir kez de SÜLFİRİK ASİT çektim ağzıma...Evet evet sülfirik asit :) Ama hala yaşıyorum bir haftalık ağız hissizliği sonrasında...
Başkaa...Ev tuttum bir de Bursa'da..120 metrekare ev tuttum kendi başıma koşturuyorum evin içinde :))
Yani herşey yolunda diyebilirim. Zaten hafta arası 8.30-19.00 arası, cumartesi de 8.30-15.00 arası çalışıyorum eve gidince bayılıyorum haliyle :)
Eve hala internet bağlatamadım o nedenle sizlere haber edemiyorum sevgili takipçilerim...En kötüsü de sizleri takip edemiyorum...Ama az kaldı bağlatacağım neti...
Şimdi müdür beni yakalamadan kesiyorum yazımı burada...İş yerinde fırsat buldukça yazacağım...Kendinize iyi bakın ahali ;)
Gönderen peri.susamurum zaman: Cuma, Temmuz 30, 2010 0 yorum
30 Mayıs 2010 Pazar
Başlıyorum...
Evet yeni bir başlangıç yapıyorum bakalım çoğu şeyde bitiş yaşadığım hayatımda...
Bitişler..
Başlangıçlar...
Belki de hepsi aynıdır kimbilir!?
Yarın işe başlıyorum uzuun öğrencilik hayatımdan sonra...
Bir yerden başlamak gerek dedim,başlıyorum...
Bitene kadar...
Gönderen peri.susamurum zaman: Pazar, Mayıs 30, 2010 7 yorum
14 Mayıs 2010 Cuma
ister iste, ister isteme...
Neler istiyorum sanırım tekrar gözden geçirme zamanı geldi...
...Öncelikle 8 yıldır deli gibi okumama karşılık gerçekten birşeyler becerebildiğimi ve nefes alıp nefes verebildiğimi biraz da olsa hissettirecek bir işim olsun istiyorum...
...İş konusunda seçim yapabilmek istiyorum! (ama olmuyor,hiçbirşey yapmadan durmanın verdiği yorgunluktansa 'her işi yaparım' durumuna gelmek onur kırıcı sanki)...
...Ayağımda sandaletler, üzerimde eski püskü ama çok rahat bir elbiseyle yola çıkıp, şehirlerin ara sokaklarında hiç durmadan yürümek istiyorum...
...Yürürken sokak kedilerini seveyim, bana sırnaşsınlar, mırlasınlar, sonra bırakınca peşimden gelsinler istiyorum...
...Sokak arasında daldığım bi yokuşun sonu aşağısı deniz olan bir uçuruma çıksın, tam kenarında parmak uçlarımda durup dalga seslerini dinleyeyim istiyorum...
...Kendime incik boncuk deriler vb alayım makrome yapayım istiyorum...
...Babamın 35 yıl önceki İspanyol gitarını tamir ettirip gitar çalmayı onunla öğrenmek istiyorum...
...Artık birşeyler çalışmaya yeltendiğimde midem bulanmasın istiyorum...
...Ebeveynler de ara sıra olgun ve sakin olabilsinler istiyorum...
...Nerede yaşamak istediğime karar verecek lüksüm olsun istiyorum...
...İnsanlar arayıp sorarken, önemserken, bir anda önemsememeye başladığında nasıl olabildiğini anlayabilmek istiyorum...
Birkez daha göz atmış oldum işte sadece küçük bir kısmına...Bu liste böylee gider...İstemek güzel şey, sonra istemekten sıkılmak ve susmak, durmak, dururken yorulmak...Aman işte öyle bir hallerdeyim..Kalın sağlıcakla!
Gönderen peri.susamurum zaman: Cuma, Mayıs 14, 2010 2 yorum
Etiketler: iste
Yorumsuz...
Bir süredir blog u açıyorum, birşeyler yazayım diyorum, sonra ekrana bakıp bakıp kapatıyorum. Belki söyleyecek çok şey var, belki de aslında hiçbirşey yok. Bilemiyorum.
Az önce kaktüsümün dikenlerini severken buldum kendimi...Hala iyiyim, sorun yok...
Kendimi çözmeye çalışıyorum, sonra bunun için uğraşasım da gelmiyor...İçim bir sürü şey söylüyor sanırım, ama dinleyecek halim de yok açıkçası...Öylece susuyorum, olduğum yerde duruyorum...
İş durumlarına gelirsek, olma ihtimali çok yüksek olan bir iş olmadı, gayet de ruhumu okşadı olmadığı haberini almak...Sevgili işverenim olmadığını haber verirken bütün yeteneklerimi ve kendimle ilgili bildiklerimi, düşündüklerimi yerden yere vurdu bir güzel...
Neyse işte...Kendimi hiçbir işe yaramıyor gibi hissediyorum ara ara...Sonra 'yok canım,okadar da değil' diyorum, kendimi mi kandırıyorum?Bilmiyorum...
Yazdıklarıma bakılırsa gerçekten boşluktayım galiba...'Yorumsuz' kalıyorum hayata bu aralar!
Gönderen peri.susamurum zaman: Cuma, Mayıs 14, 2010 3 yorum




