27 Mart 2010 Cumartesi

Koşulsuz mutlu olmak gerek belki de...

Önceden de dediğim gibi, zor sayılabilecek bir dönemi atlattım ama tatil kavramım sıfırın altında seyrediyor...Daha da yoğun zamanlar geçiriyorum..




Olumsuz iş görüşmesi, çılgın koşuşturmalar, zorunluluklar bla bla bla...Ama tüm bunların içinde, neden olduğunu tam kestiremediğim bir şekilde huzurluyum, mutluyum ve en başta hayatımda stres istemiyorum artık...Herşeyden başka birşey öğrenmek istiyorum, istediğim gibi gitmeyen olaylarda istemediğim şeklinin tadını çıkartmak, ondan da mutlu olmak istiyorum...Şikayet etmek istemiyorum, kimse şikayet etmesin istiyorum...Herkes yaşadığı an için mutlu olsun istiyorum...

Polyanna mı?..Evet evet rüyama girdi sanırım ama ben rüyalarımı pek hatırlamam...Polyanna yada başka birşey işte...Kuantum fiziğinin kurallarını kabul edip bir de Budizm'e bulaşıp, niyetle hayatı yönlendirme aşamalarına gelmeyi bekliyorum :)

Belki de herkese bir çocukla vakit geçirmek gerekiyordur biraz...Onunla oyunlar oynamak, koşulsuz mutluluğunu paylaşmak terapi etkisi yapıyor olabilir...Gerçekten kafama takmak istemiyorum ayrıntıları...Büyük de olsalar...Herkesden bunu beklemek hata belki...Benden çok daha büyük dertleri olanlar vardır mutlaka...Ama mutsuzluk en büyük dert sanırım...Bana göre...

Siz neyi tercih edersiniz bilmiyorum ama ben ne akıyorsa önümden ondan içip serinlemek, temiz bahar havasını içime çekmek istiyorum...

23 Mart 2010 Salı

Uff Puff Çok Yoğunuuuum...

Uzuun aradan sonra merhabalar...

Blog umu gerçekten çok ihmal ettim biliyorum ama çok ama çok yoğunum. Bir taraftan teyzelik görevlerimi sonuna kadar yerine getirip ablama yardımcı olmaya çalışıyorum ve benim 'teyze delisi' yeğenim sayesinde internete girmeyi geçtim yaşamsal aktivitelerimi gerçekleştirmeye bile pek fırsatım olmuyor...

Bu arada da mezun oldum ama işler hiç de kolaylaşmadı. Yoğun bir şekilde iş başvuruları yapıyorum ve bu hafta bir görüşmem oldu, öğrencilik gibi hiç değilmiş onu yakından gördüm :) Çok rahat ve iletişim kurabilen birisiyimdir fakat 2. mülakatta resmen dilim tutuldu, kendimden hiç beklemeyeceğim kadar iletişimsizdim ve doğal olarak olumsuz sonuçlandı :(

Ama pes etmek yok...Yeni mülakatlar beni bekler değil mi? :) Eskisi kadar sık olmasa da yine buraya yazacağım...Kafam ve bedenim biraz daha huzurlu olursa eminim daha rahat olacak...Kendine iyi bak blog!!

3 Mart 2010 Çarşamba

Bitti evet bittiii :))

Bir süredir ortalarda yoktum...Heyecan ve koşuşturma vardı ama şimdi en azından biraz olsun rahatlamış olarak yazıyorum...

Yüksek lisans bittiiii :D

Çok rahat ve güzel bir savunma sınavı geçirdim ve yüksek mühendis oldum...Boyum uzadı mı? Savunmada topuklu ayakkabı giyince uzadı evet :))

Bakalım darısı yeni başlangıçlara ve bitişlere...

18 Şubat 2010 Perşembe

üzerimize rengarenk hamurlar ekleyerek büyütüyor hayat...

Hayat garip gerçekten...Arsız biraz...
Oyun hamuruyla oynar gibi şekilden şekle sokuyor insanı...
Çocukluğumdan beri hep fazla iyi niyetli, herkesi sevmek, iyilik yapmak için can atan bir sevgi pötürcüğü oldum :)


Hayat zorluklar yaşatıyor insana alıp başını gittiğinde...Tek başına yüzleşmeye başladığında...
Ama bu zorluklar insanın kendi içinden gelmedikçe aynı iyi niyet ve saflıkla atlatılabiliyor...
Sonra büyük umutlar ve cesaretle tercihler yapıyoruz...
Ben de bundan seneler önce tercihler yaptım...
Bu tercihleri yaptığımda çok da güçlü değilmişim, o zaman öyle olduğumu zannetsem de...
Uzun zaman hayal kırıklıklarına isyan etmek, gözyaşı dökmek ve yorulmakla geçti...
Ama sonra kendi tercihlerimin ve düşüp kalkmalarımın getirdikleri ve götürdüklerini kabul edebilmeyi, dahası sevebilmeyi öğrendim...Ehh biraz daha büyümüştüm...
Ama hep çocuk olmayı sevdi bir yanım...
Hayatı çok fazla düşünmeden, planlamadan, getirip götürdüklerine pek takılmadan yaşamaya başladım...
Kırık umutlara ve yorgunluğa perde çekmekti belki amacım...
Sonra birkaç gün önce; yıllardır bitmesini beklediğim bir dönemin sona ermesine ve emeklerimin karşılığını bir şekilde almama sadece iki hafta kaldığını öğrendim...
Ne kadar mutluluk verici OLMALI değil mi?
Evet sevinmeliydim, ama boğazıma düğümlendi birşeyler, nefes alamadım...
Okadar isyan etmiştim, o kadar emek vermiştim...Bitmemesine kızmıştım...Bitiyordu işte...
Ama o kadar alışmıştım ki hayatımın bu dönemine; daha fazla yıpranmamak için onu okadar benimsemiştim ki...
Bitmesi için sadece 2 hafta olması çok korkutucu geldi...
Sonra anladım ki: herşey başlıyor ve bitiyor...her biten şeyin ardından yeni, yepyeni birşey başlıyor...
Orta yolu bulmalı insan...
Herşeyin değerini bilmeli, tadını çıkartarak yaşayabilmeli...
Herşeyi sevmeyi ama hiçbir şeye alışmamayı öğrenmeli!

Kibrit kutum geldii :D

Kibrit kutusu oyunumuz nihayet sonuçlandı..
Ve sevgili Nefise Abla' dan çok güzel bir paket aldım...Gerçekten çok mutlu oldum...İçine de çok güzel tığla yapılmış iki çiçek, bir kelebek, ahşap bir kalp, desenli-çok şeker bir bant koymuş. Hepsini çok ama çok beğendim. İlk resimde kutuyu görüyorsunuz. Herşey el emeği olduğu için çok daha değerli tabii ki :)



Ayrıca yanında bir de fotoğraf çerçevesi göndermiş sevgili ablam. Kendisiyle iletişime geçtik, benim gönderdiklerimi de beğenmesine sevindim. İyi ki bu oyuna katıldım ve Nefise Abla'yı tanıdım...

29 Ocak 2010 Cuma

gecede başlığa yer bulunamamıştır!


Çayıma yalnızlığımdan katıp sarhoş olmaya çalışıyorum bu gece...

Kat kat bitmiyor...

Bazen çok fazla geliyor evet!

Yalnızlığı fazla kaçmış çayım ve ben gecede yok olmaya karar verdim...

Herkese iyi geceler...

28 Ocak 2010 Perşembe

sana sesleniyoruuum...



Sana sesleniyoruuum....

Eyy internetten yaptığım iş başvurusuna 'ilgili pozisyon dolduğundan size olumlu/olumsuz cevap veremiyoruz' diye mektup yollayan zihniyet...

Sen bana iş verme zaten mümkünse...

 
template by suckmylolly.com flower brushes by gvalkyrie.deviantart.com